Yurt Dışı Gezi Yazıları

Berlin Bit Pazarı

Antalyalı birkaç arkadaşımın tavsiyesiyle, bir pazar sabaha karşı Varsak Bit Pazarı’na gitmiş tezgahlar henüz açılırken pazarı gezmeye başlamıştık. Bu kadar erken saatte gelmemizin nedeni, pazarın sabaha karşı 6.00 gibi açılıp erken saatlerde kapanmasıydı. Bir diğer sebebi ise almak istediğimiz ürünlerden çokça çeşit bulabilmekti.

Kıyafetten ev eşyasına, antikadan hobi malzemelerine, akla gelmeyecek her türlü ürünün bulunduğu Varsak Bit Pazarı, alım gücü düşük ya da ikinci el eşya severlerin uğrak yeri. Pazarda, çalıntı ürünlerin de satılıyor olması kulağıma ilişince vicdan yapıp ilgimi çeken bir sürü eşyadan, bisikletten vazgeçsem de bit pazarı fikri hep aklımda kaldı. Varsak Bit Pazarına yakıştırılan bu yaftanın gerçekliğini araştırmadım ama ikinci el ürünlere tekrar şans verilmesi pek hoşuma gitti. Bu deneyimden sonra, keşke bu pazarlar Antalya’da daha yaygın olsa, her türlü ürün çöpte son bulmayıp ihtiyacı olana ulaşsa ya da anılarla yüklü bir abajur benim salonumda var olsa diye düşündüm.

İkinci el eşya almak, başkasının eşyasını kullanmak bizde biraz çekimserlik yaratan ya da utanılacak bir şey olarak görülse de son yıllarda ikinci el mağazalar, pazarlar, internetten satışlar epey yaygınlaştı. Özellikle İstanbul’da, bu alışveriş dönüştürme yöntemi daha yaygın. Birçok ilin semt pazarında görebileceğiniz, en kıyı köşede kalmış ikinci el stantlar ise bu fikirden biraz uzak. Avrupa’da ise bu işe biraz anlam yüklenerek insanların sadece tüketim alanı oluşturması değil, bir kavramı paylaşması yaygınlaştırması öncelik alıyor.

Almanya’nın başkenti Berlin’e ilk gezimde, yanıma çok az kıyafet aldığım için çözümü ikinci el bir mağazadan alışveriş yapmakta bulmuş sonra da şehirdeki bit pazarlarından haberdar olmuştum. Mauer Park’taki Flohmarkt’ı (Bit Pazarı) gezince işin pazardan öte bir panayır havasında döndüğünü gördüm. Berlin’i ikinci ziyaretimde en çok gitmek istediğim yer bu bit pazarı oldu.

Berlin’de 30 civarında bit pazarı var ve sadece pazar günleri açılan Mauer Park’taki bit pazarı bunların en kapsamlısı. Prenzlauer Berg bölgesinde halka açık bir park olan Mauer Almanca ‘duvar’ anlamına geliyor ve Berlin Duvarı’nın bir parçası burada bulunması nedeniyle adını buradan alıyor. 2004 yılından beri bit pazarı olarak hizmet veren park her pazar yeme içmeden alışverişe, sokak müzisyenlerinin performansından hokkabazların şovuna; karnaval havasına bürünüyor. Berlin Duvarı’nın bir şeridi de hala anıt olarak duruyor ve grafiti sanatçıları duvarda enfes işler çıkarıyor.

Havanın güzel olduğu günler ve yaz günleri binlerce koleksiyoncuyu, sanatçıyı, turisti ve gününü parkta geçirmek isteyen aileleri ağırlayan Flohmarkt; internetten alışverişin oldukça yaygın olduğu bu dönemde, alıcı ve satıcıyı buluşturma, geri dönüşüm bilinci ve parkların nasıl sosyalleşme alanları olabileceğine harika bir örnek.

Antika eşyalardan kıyafete, müzik aletlerinden takıya, koleksiyon ürünlerinden yeni tasarımlara binlerce ürün çeşidinin sergilendiği stantlarda zaman geçirmek bir müze gezisi gibi. Ayrıca satıcı ile sohbet etmek, ürünlerin hikayesini dinlemek de pek keyifli. Stantların devamında Berlin ve dünya mutfağından türlü türlü lezzetlerin yapıldığı dumanı üstünde büfeler var ve de Alman biralarının satıldığı bira büfeleri.

Kalabalıktan uzaklaşıp biraz parkta yürüyüş yapınca müzik sesleri gelmeye başlıyor; bir ağaç altında usulca enstrümanını çalan bir müzisyen ya da kalabalık bir orkestrayla kalabalığı coşturan bir müzik gurubu. Etkili şovlarıyla hokkabazlar ve rengarenk boyalarla duvara grafiti çalışmaları yapan sanatçılar, hepsi bu parka bambaşka bir ruh katıyor.